Hüseyin Baş, Soma maden faciasının yıl dönümünde 301 şehidi rahmetle anarak, Türkiye’nin madencilik geçmişini “ihmaller ve kaynakların kötü yönetimi” çerçevesinde eleştirdi. BTP Genel Başkanı, Soma faciasının sadece bir kaza olarak değerlendirilmesinin gerçeği gizlediğini savunarak, olayın ardındaki ekonomik tercihlere dikkat çekti. Özelleştirme süreçlerinin ve denetim eksikliklerinin toplu ölümlere yol açtığını vurgulayan Baş, şu ifadeleri kullandı: “Soma faciası, Türkiye’nin karamsar bir fotoğrafıdır. Özelleştirmeler, denetimsizlik, milli kaynakların yandaşlara ve yabancılara peşkeş çekilmesi sonucu yaşanan toplu ölümler… Maalesef Soma’dan İliç’e, Zonguldak’tan diğer maden kazalarına kadar aynı hataları, aynı anlayışı sürekli görüyoruz.”
“Fıtrat” Açıklamalarına Sert Tepki: “İnsan Hayatı Kârdan Üstündür”
Madencilik kazaları sonrası yapılan resmi açıklamalardaki “fıtrat” söyleminin toplumsal vicdanı yaraladığını belirten BTP lideri, modern ve güvenli bir madencilik sisteminin mümkün olduğunu ifade etti. İnsanların kendi topraklarında ucuz iş gücü olarak istihdam edilmesine karşı çıkan Baş, şunları söyledi: “Eğer bu ülkenin madenlerini peşkeş çekmek yerine, modern ve milli bir anlayışla işletirseniz; ne insanlarımız yerin derinliklerinde can verir ne de kaynaklarımız başkalarının çıkarlarına teslim edilir. Ancak mevcut zihniyet, üretmeyi değil satmayı, korumayı değil devretmeyi esas alıyor.”
Çözüm: Devlet-Millet Ortaklığı ve Milli Ekonomi Modeli
Hüseyin Baş, yeni faciaların yaşanmaması için mevcut zihniyetin değişmesi gerektiğine dikkat çekerek, partisinin madencilik vizyonunu paylaştı: Milli Sistem: Madenler, Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Modeli” ilkesine dayanarak devlet ve millet iş birliğiyle işletilmelidir. Önce İnsan: Kar yerine insan hayatı her türlü ekonomik verinin üzerinde tutulmalıdır. Üretim Odaklılık: Satış ve devretmek yerine; koruma, modernleştirme ve üretim esas alınmalıdır.
“Bir Daha Hiçbir Ocağa Ateş Düşmesin”
Mesajını duygusal bir dile getirerek tamamlayan Baş, Türkiye’nin artık madencilik acılarıyla anılan bir ülke olmaması gerektiğini belirtti ve “Hiçbir evlat babasız, hiçbir annenin gözyaşı dökmediği bir Türkiye” idealini yineledi.