Ne Kadar Serbest Piyasa? Uzmanlar Adı Konmayan Döviz Tedbirlerine Sermaye Kontrolü Dedi

Dövize olan talebin önüne geçmek için Merkez Bankası’nın tedbirlerine bir yenisi eklendiği iddia edildi. 2021 yılının son çeyreğinde yaşanan kur atakları sonrasında KKM ile sakinleşen döviz piyasasında yükselişin yatay da olsa sürmesiyle özelikle kurumsal döviz talebinin önüne geçmek ve ‘Liralaşma’ stratejisini uygulamak adına TCMB’de başkan Kavcıoğlu, tedbirlerden vazgeçmeyeceklerini Enflasyon Raporu sunumunda açıkça söylemişti. Uzmanlar son yapılanların ise adı konulmayan (hatta bazılarına göre konulan) sermaye kontrolü olduğunu belirtiyor.

Dolar/TL’deki seyrin seçimlere kadar stabil kalmasını sağlamaya çalışmak giderek zorlaşırken, uzmanlar alınan tedbirlerin sermaye kontrolü olduğunu iddia ediyor.

Kaynak arayışı ve dövizi hatta yurt dışı piyasalardaki oynaklık da göze çarpıyor.

400’lü seviyelere çıkan faizler, Nisan 2019’da yüzde 1200’lere kadar çıkarken, 2020 Ağustos’ta da 1050 seviyesini görmüştü. 2021 Mart ayından Ağbal’ın görevden alındığı günlerde Londra swap piyasasında gecelik TL faizi yüzde 1400’e yükselirken, 2022 mart ayında da TL’nin 14’ü aştığı günlerde yüzde 184’ler görülmüştü.

Dün de 400’lü seviyeler görülünce, Zerohedge ve Timothy Ash gibi küresel finans dünyasından Türkiye’yi de yakından takip eden isimler dün yabancı yatırımcının TL erişim maliyetini gösteren gecelik swap faizlerine de dikkat çekti. Bugüne 100’lü seviyelerden başlarken, gün içinde yeniden tek haneler görüldü.

Tüm bunlar TL’deki değer kaybına yönelik hamleler olurken, DEVA Partisi Kurucularından ekonomist ve eski hazineci Ömer Rıfat Gencal bugün “sermaye kontrolü” iddiasında bulundu.

Gencal’ın paylaşımında, banka departmanları arasındaki yazışma olduğu gözlenen mailde şirketlerin döviz alımına yönelik olduğu görüldü.

Mailde anlatılanın meali şu şekilde; tüzel müşteriler, yani şirketler, tutardan bağımsız, yani ne kadar olursa olsun, döviz almak için önce Merkez Bankası’na maille atacak, ardından çalışılan bankanın Hazine departmanı Merkez Bankası’nı arayarak onay alacak. Onay çıkmazsa şirketlere, bireysel müşteriler uygulanan kur üzerinden döviz verilecek.

Ekonomist Atilla Yeşilada da dün katıldığı Mesele Ekonomi yayınında, şu süreçte döviz piyasasındaki uygulamaları “adı konulmamış” bir sermaye kontrolü olarak tanımlarken, şirketlere yapılan uygulamalarla bireysel müşterilere yapılan uygulamaların eşitlenmesi halinde yani yürürlükte olan kuralların eşit hale gelmesinin “adının konulması” olacağını söyledi.

Yeşilada, bu kontrollerin geleceğine dair de seçimleri milat olarak belirlerken, seçimlere yakın süreçte asıl tehlikenin, anketlerde iktidar değişiminin net görülmesi halinde oluşabileceğine dikkat çekti. Bunun da asıl servet sahiplerinin seçim sonrası oluşacak politikalara yönelik sermayeyi yurt dışına taşımak istemesi olacağını söyleyen Yeşilada, Merkez Bankası’na böyle bir durumda daha çok iş düşeceğini de belirtti.

Ömer Gencal’ın paylaşımına yapılan yorumlarda Yeşilada2nın söylediğine benzer esprili yorumlara da denk gelirken,

Geçen günlerde Ak Parti merkezinde görüşülmesi olay olan eski bakan Mehmet Şimşek’in görüşlerine atıf yapıldığı da görüldü.

Uzman görüşleri de bu durumu yorumlarken,

Serbest piyasanın o kadar da serbest olmadığı da düşünüldü.

Seçime kadar yürütülen politikalarla döviz sorunun büyüyeceğini Yeşilada da belirtirken, yorumlarda da yer alması dikkat çekti.

Bu şekilde ekonomide sürdürülebilirlik tartışmasının yeniden alevlendiği de görüldü.

Ekonomi modelin sorgulayanlar kadar,

Sistemi de sorgulayanlar oldu.

Esprili yaklaşımlar güldürürken, düşündürdü.

Fiziki alımlarda da belli sınırlamalar ya da bildirimler görülürken,

Mehmet Şimşek’in yabancı finans dünyasındaki yeri referans alınmaya devam etti.

Diyecek bir şey bulmayanlar da çok sayıdaydı.

Siz ne diyorsunuz? Yorumlarda buluşalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir