Astroloji ve Psikoloji …İkisinin harmanlanması mümkün müdür? Karmik astroloji ve burçlar…

Analitik psikolojinin kurucusu olan Jung, Sigmund Freud ve Alfred Adler ile birlikte Derinlik Psikolojisinin de 3 büyük kurucusundan birisidir. Psikolojik analizlerinde astrolojiden de yararlanan Carl Gustav Jung, Sigmund Freud ile beraber çalıştığı toplumsal bilinçaltı kavramı ile de tanınır. Freud’un Rüyaların Yorumu kitabından etkilenerek kendi rüyalarını yorumlamaya başlar ve 1906 yılından itibaren Freud ile düzenli mektuplaşmaya başlar.

Jung’un ifadesi şu şekildeydi: “Astroloji tüm eskiçağ psikolojik bilgilerinin tamamını temsil etmektedir”. Gezegensel evler boyunca yapılan yolculuk, bizi, karakterimizin iyi ve kötü yönlerinin farkında olma noktasına ulaştırır ve buradaki yüce amaç da tamamen özgür bir iradeye sahip olmaktır . Birçok astrolog ile psikolog yazılarında, öğretilerinde ve uygulamalarında Jung’un teorilerini uyguladı. Jung psikolojisini astrolojiyle harmanlayan ilk astrologlar Dane Rudhyar ve Alexander Ruperti olmuştur. Rudhyar bunu hümanistik astroloji olarak tanımlamıştır. Kişilik Astrolojisi kitabı 1936 yılında yayınlandı . Bu arada İsviçre’de Bruno ve Louise Huber de kendi metotlarında bir astrolojik psikoloji geliştirmişler ve “Huber Astroloji Okulunu” kurmuşlardır.

Jung’un bu çalışmalarında en büyük destekçisi ve ilham kaynağı ise astroloji olmuştur. Dolayısıyla, astroloji ve burçlar uzun süre ilgi alanında yer almıştır. Böylelikle astrolojiyi psikoloji ile harmanlamaya başlamıştır.

En önemlisi Jung’un, Freud’a yazdığı bir mektup olmuştur. Bu mektupta Jung, oldukça heyecanlı bir şekilde astrolojiye olan ilgisini belirtmiştir. Ayrıca mitolojinin de mutlaka bu araştırmalarda yer alması gerektiğini ifade etmiştir. Fakat ustasından aldığı cevap maalesef beklediği gibi olmamıştır. Ne yazık ki ustasından arzu ettiği desteği bulamamıştır.

Ayrıca Jung insanlık tarihinin özünü açıklayan bir iz bulabilmek istemiştir. Bu nedenle astrolojiye olan yoğun ilgisini haritalara yöneltmiştir. Sıklıkla gecelerini haritalarda hesaplamalar yaparak geçirdiğini anlatır mektuplarında.

Ve bir hastasının anne kompleksine dayanarak incelediği doğum haritasında ”T Kare” açısını keşfeder. Hayretler içerisinde incelemeye başlar. Bu nedenle insanoğlunun içgüdüleriyle bir süre sonra gökyüzü ile ilgili bazı bilgilere erişebileceğini düşünmeye başlar.

Karmik Astroloji ve Burçlar

Sonrasında burçlar ve psikoloji üzerindeki çalışmalarında “Karmik Astroloji” kavramını kullanmaya başlar. Astrolojinin bu yöntemi, kişilerin geçmişinde yaşadığı ve sorduğu bazı sorulara yoğunlaşarak cevap arayan bir yoldur. Örneğin, “Bu niye benim başıma geldi?” veya “Bu olayı niye ben yaşadım?” gibi geçmişten gelen sorulara cevap arar. Bu yöntem Jung’unda oldukça ilgisini çeker.

Aynı zamanda Jung, “eş zamanlılık” kavramının da astrolojik bağlamda çalıştığını gözlemler. Böylelikle konuyu gittikçe daha derin ve ileri boyutlara taşır. Anlık bazı tahminleri yaparken burçların kullanımı ve zamanın doğası hakkında da yorumlar ekler.

En önemlisi, Jung’a göre astroloji adeta alternatif bir zaman işleyişidir. Ve tarih sürekli tekerrür ettiğinden astrologlar bunları takip ederek yorumlarını yapabilmektedir. Başka bir deyişle astroloji, yaşamının büyük bir bölümünde Jung’un ilgisini çekmiştir. Bu bağlamda astrolojik anlamda yaptığı araştırmalarını da literatürüne katmayı başarmış. Jung’un var olan psikolojik tipler teorisi ile dört astrolojik unsur arasında da bağlantı vardır. Bu teoriyi kısaca açıklayacak olursak ”düşünen, duygu, duyum ve sezgisel” olarak dört tip olduğunu söyleyebiliriz. Jung, bu dört tipi ”hava, su, toprak ve ateş” elementleri ile eşleştirmektedir. Jung’a göre, hava elementini düşünen tiple, su elementini duygu tipiyle, toprak elementini duyum tipiyle ve ateş elementini sezgisel tiple bağdaştırabiliriz. Ayrıca Jung, karakter özellikleri bakımından da burçları dışa dönük olanlar ve içe dönük olanlar olarak ikiye ayırmıştır. Buna göre dışa dönük burçlar: Koç, ikizler, aslan, terazi, yay ve kovadır. İçe dönük burçlar ise: Boğa, yengeç, başak, akrep, oğlak ve balıktır. Ayrıca Jung’ un literatüründe burç tipleri şu şekilde sıralanır:

Ateş grubu burçları (koç, aslan, yay): Sezgisel tip

Toprak grubu burçları (boğa, başak, oğlak): Algılama tipi

Hava grubu burçları (ikizler, terazi, kova): Düşünen tip

Su grubu burçları (yengeç, akrep, balık): Duygu tip

Kaynak:insancaakademi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir